Kapadokya’ya defalarca gidip geldikten sonra, artık bir Kapadokya gezi rehberimiz olsun diye, yeni bir keşfe çıkmadan bu bloğu yazmaya karar verdik. ‘Güzel Atlar Ülkesi’ Kapadokya, gezilecek yerleri ile ülkenin en zengin açık hava müzesi. Kayalara oyulmuş evleri, kiliseleri, şarapları ve muhteşem günbatımı ile çok gizemli bir atmosfere sahip. Dünyanın 8. harikası olarak kabul edilen Kapadokya, kültürel ve tarihsel zenginlikleri sebebiyle UNESCO tarafından korunması gereken bölgeler arasında yer almıştır. Yaklaşık olarak 60 milyon yıl önce  Erciyes, Hasandağı ve Güllüdağ’ın lav ve küllerinin oluşturduğu tabakaların milyonlarca yıl…“KAPADOKYA” yazısını okumaya devam et

Safranbolu için bir haftasonu ayırdık ve Ankara’dan yaklaşık 2,5 saatte Safranbolu’ya ulaştık. Hem İstanbul’a hem de Ankara’ya yakınlığı ile bilinen bu şehir milyonlarca turist ağırlıyor. Safranbolu gezilecek yerler bakımından o kadar zengin bir şehir ki, ‘Müzekent’ olarak da anılıyor. 1994 yılında UNESCO Dünya Miras Listesine dahil olmuştur. Gezilecek yerleri tek tek anlatmadan önce, size konakladığımız konağı ve diğer alternatifleri anlatmak isteriz. Peri Konak Peri Konak‘ da iki gece kaldık ve iki oda tutmuştuk. Yorumlardan yola çıkarak karar verdiğimiz bu konağı gerçekten çok beğendik. Kendimizi adeta…“Safranbolu” yazısını okumaya devam et

Ceneviz Kalesi Biz Akçakoca’yı keşfetmeye Ceneviz Kalesi’nden başladık. Merkeze 3 km mesafede yer alan kale, Helenistik, Roma ve Doğu Roma dönemlerinden günümüze kadar gelmiştir. Kale avlusu içerisinde dilek kuyusu olarak da bilinen su sarnıcı yer almaktadır. Bulunduğu konum olarak denizi sıfır gören bu kale, biz gittiğimizde ne yazık ki restorasyon nedeni ile kapalıydı. Biz o yüzden sadece manzaranın tadını çıkardık ve orada bulunan Ceneviz Kalesi Plajı’nda denize girdik. Biz haziran’ da gittik ve hava güzeldi, sadece ara sıra yağmur atıştırdı. Denize de girebildik, ama bize…“Akçakoca’da gezilecek yerler” yazısını okumaya devam et

Öncellikle ikinci gün şöyle deniz kenarında ve dalga sesleri eşliğinde balık yediğimiz akşam yemeği ile başlamak istiyoruz (Rakı demiyorum dikkatinizi çekerim, çünkü biz içmiyoruz). Şehri turladıktan sonra, tercihimizi ‘Kamelya Restoran’ dan yana kullandık. Fiyatlar Ankara ve İstanbul için söylüyorum çok uygundu. Önden karalahana sarması istedik ve gerçekten sarmaları efsaneydi. Ana yemek olarak Izgara Levrek istedik ve tam istediğimiz gibi pişirilmişti. Yanında da ise tabi ki meze çeşitleri vardı. Levreğin fiyatı 22 TL ve meze çeşitleri 8 TL’ idi. Balık, meze, arka fonda çalan Türk sanat…“Akçakoca’ da yeme-içme önerileri” yazısını okumaya devam et

Bungalov Biz Akçakoca’ da 3 yanı ormanlarla çevrili ve deniz kenarında ve 35.000 m² alana kurulu ‘Huzur Tatil Köyü’ nü tercih ettik. Bu tatil köyü misafirlerini iki katlı Bungalov tipi evlerde ağırlıyor. Biz sahili gören, alt katta ebeveyn banyolu ve iki kişilik yatağı olan ve üst katında yine iki kişilik yatak bulunduran Bungalov’ da kaldık. Rezervasyon yaptırırken Ramazan Bayramına denk geldiği için haftalar öncesinden yaptırdık ve kaparoyu yatırmamıza rağmen, bizi arayıp, yerimize başka bir aileye söz verildiğini söylediler. Biz buna itiraz edince, pek nazik olmamakla…“Akçakoca’da nerede kaldık?” yazısını okumaya devam et

Hafta sonu kaçamakları – Akçakoca gezi rehberi İstanbul ve Ankara’ya yakın diyebileceğimiz hem de çift olarak ve ya çocukla rahatça gezip kalabileceğiniz keşiflerimizden birini – Akçakoca’yı anlatmak istedik. Akçakoca nerede ve nasıl ulaşılır? Karadeniz’in İncisi olarak bilinen Akçakoca Düze ilinin yaklaşık 38.000 nüfuslu bir ilçesidir. Akçakoca Karadeniz kıyı şeridinde 35 km genişliğinde uzun ve geniş bir kumsala sahiptir. Akçakoca özellikle 1950’den sonra güzelliği ile turistik bir rota olmaya başlamıştır. Yaz aylarında nüfusu yaklaşık 5 katı arttığı konuşulmaktadır. Akçakoca Türkiye’nin metropolü İstanbul ile Başkent Ankara’nın tam…“AKÇAKOCA” yazısını okumaya devam et