Safranbolu için bir haftasonu ayırdık ve Ankara’dan yaklaşık 2,5 saatte Safranbolu’ya ulaştık. Hem İstanbul’a hem de Ankara’ya yakınlığı ile bilinen bu şehir milyonlarca turist ağırlıyor. Safranbolu gezilecek yerler bakımından o kadar zengin bir şehir ki, ‘Müzekent’ olarak da anılıyor. 1994 yılında UNESCO Dünya Miras Listesine dahil olmuştur. Gezilecek yerleri tek tek anlatmadan önce, size konakladığımız konağı ve diğer alternatifleri anlatmak isteriz.

Peri Konak

Peri Konak‘ da iki gece kaldık ve iki oda tutmuştuk. Yorumlardan yola çıkarak karar verdiğimiz bu konağı gerçekten çok beğendik. Kendimizi adeta bir masalın içinde hissettik. Hem konağın kendisi, hem işletmecisi İdris bey hem de sorumlusu Fatma hanım, gerçekten bizi evimizde hissettirdiler. Zengin bir kahvaltı, çay kahve ikramı hatta sonrasında türk kahvesi ikramı ile kendimizi özel hissettirmeyi başardılar. Hem konumu (karşı tarafa geçip merdivenleri indiğinizde Cinci han karşınıza çıkıyor), hem iç ve dış mimarisi, hem de verdiği hizmetle bizi çok memnun ettiler. Şiddetle tavsiye edebilirim.

Peri Konak dışında Safranbolu’da bir çok konaklama seçeneği var; size önerebileceğim ve yorumlarından oldukça iyi olduğu konaklar şöyledir: Dadibra Konak Otel, İmren Lokum Konak, Havuzlu Asmazlar Konağı. Bazı konaklarda haftasonlarına özel fasıl geceleri de düzenleniyor. Havuzlu Asmazlar Konağında örneğin cuma günleri yemekli fasıl geceleri varmış. yaptırmadan öğrenebilirsiniz. tatilsepeti.com sitesinden aramalarında ara sıra harika indirimler oluyor. Bakmak isterseniz linke tıklayın lütfen.

Cinci Han

Safranbolu gezimize Cinci Hanı ve Hamamı ile başladık. 
Yüzyıllar boyunca Çin’den Anadolu topraklarına uzanan Tarihi İpekyolu üzerinde kurulmuş yüzlerce kervansaraydan biri de Safranbolu’daki Cinci Han’dır. Cinci Han Karabaşzade Hüseyin Efendi ‘Cinci Hoca’ tarafından 1645 yılında Mimar Kazım Ağa tarafından yapılmış. Tarihi İpekyolu’nun etkinliğini yitirmeye başladığı 20. yüz yıla kadar kervansaray olarak kullanılan Cinci Hanı 20.yüz yıl başlarından itibaren Safranbolu esnafı tarafından depo olarak kullanılmış. Yapılan restorasyonlardan sonra Cinci Hanı, 2 katlı 63 odalı olup, Otel, restaurant, cafe, bar olarak hizmete açılmıştır. En üst katında küçük de olsa bir seyir terası bulunmaktadır. Cinci Han’a giriş 1,5 TL. Burada mutlaka bir közde türk kahvesi içip atmosferin tadını çıkarmalısınız.

Safranbolu Evleri

Yörük Köyü – Safranbolu Evi

Safranbolu denince akla ilk gelen: Safranbolu Evleri olmalı. Safranbolu Evleri yüzlerce yıllık bir süreçte oluşan Türk kent kültürünün ve günümüzde restorasyonlar yardımı ile orijinalliği bozulmadan, yaşamaya devam eden önemli yapı taşlarındandır. 18. ve 19. yüzyılda yapılmış olan yaklaşık 2000 geleneksel ev, yasal koruma altındadır. Evler, ya da daha doğrusu konaklar genelde 2 ya da 3 kattan oluşur ve genişliği ile dikkat çeker. Ahşap kapıları ve tavan süslemeleri görülmeye değerdir. Evler öyle bir tasarlanmıştır ki, birbirinin manzarasını ve güneşini kapatmamaktadır. 

Kaymakamlar Gezi Evi

Safranbolu Evlerine en güzel örnek Kaymakamlar Gezi Evi. İçinde balmumu heykelleri ile bize o dönemi anlatmaya çalışmışlar. Müze olarak kullanılan Kaymakamlar Gezi Evini ziyaret etmek için 3 TL ödüyorsunuz.

Hıdırlık Tepesi

Hıdırlık Tepesinden manzara

Safranbolu’ya ilk gelen Türklerin konuşlandığı,  yağmur duası ile Hıdırellez kutlamaları yapmış olduğu, manzarası ile bir turistik gezi noktası olmuştur. Tepede Köstendil Kaymakamı Hasan Paşa’nın Türbesi (1845), Hızır (Hıdır) Paşa’nın mezarı, Kurtuluş Savaşı kahramanlarından Dr. Ali Yaver Ataman’ın (1955) anıt mezarı ve iki adet namazgah bulunmaktadır. Hıdırlık Tepesinden Safranbolu komple görebilir ve çok güzel fotoğraflar yakalayabilirsiniz. Hemen yanında bulunan restorandan çay alın ve Safranbolu’yu seyredin derim, çünkü biz öyle yaptık.

Yörük Köyü

Yörük Köyü, Karabük iline 14 km, Safranbolu ilçesine ise 6 km uzaklıkta yer alıyor. Küçük bir Safranbolu niteliğinde olan Yörük Köyü de en az Safranbolu kadar ziyaret edilme önceliğine sahip güzel yerlerden. Safranbolu’nun Yörük Köyü, nerdeyse tamamı bozulmadan günümüze dek gelmiş. Cumalıkızık ile birlikte UNESCO Dünya Kültür Mirası listesine dahil edilen köy, tam açık hava müzesini andırıyor. Safranbolu’ya yolunuz düşerse rotanızda olması gereken bir yer. Safranbolu mimarisinin güzel örneklerini barındıran Yörük Köyü’ne araçla giriş yasak.  İnce bir sanat zevkinin ürünü olan evlerin birçoğu zamana yenik düşmüş olsa da her biri görülmeye değer. Yörük Köyü’ne gelip ödüllü ev baklavasını ve harika gözlemelerini yemeden dönmeyin. Ben ki baklavadan pek hoşlanmam, resmen iki dilim baklava yedim ve hayatımda yediğim en güzel baklavaydı. Sıcak sıcak gelen cevizli baklava yanında sobada demlenen çay ile unutulmaz bir tat bıraktı.

Kristal Teras

Kristal Teras ve arka planda Tokatlı Kanyonu

Safranbolu gezilecek yerler listesine Kristal Teras ile devam ediyoruz. 

Tokatlı Kanyonu üzerinde yerden 80 metre yükseklikte ve 11 metre genişliğinde yapılan Kristal Cam seyir terası, Safranbolu turizmine büyük katkı sağlamaktadır. 75 ton ağırlığı taşıyabiliyor olmasına rağmen güvenlik açısından 30 kişiden fazla almıyorlar. Şunu söylemeden geçemeyeceğim; biz ilk olarak yaklaşık 4 sene önce gitmiştik. O zaman camlar bu kadar çizilmemişti. Zamanla aşınmış ve temiz olmadığı için bize boşlukta yürüme hissini vermedi. Ancak cam seyir terasına çıktığınızda sizi bekleyen eşsiz Tokatlı Kanyonu manzarası var ve hiç pişman olmazsınız. Giriş ücreti 4,5 TL. Tokatlı Kanyonu’na inmeden biraz ilerlediğinizde 116 m uzunluğunda, 6 kemerli ve 110-220 cm genişliklerinde görkemli bir yapı olan Incekaya Su Kemeri‘ni görebilirsiniz. İncekaya Su Kemeri’ni arkanızda bırakıp, Tokatlı Kanyonu’na inebilirsiniz. Hava çok soğuk olduğu için 

Safranbolu Sırçalı Kanyonu – Taş Teras

Safranbolu merkeze yaklaşık 12 km uzaklıkta yer alan Sırçalı Kanyonu
Düzce Köyü ve Sırçalı Köyü arasındaki bölgede yer alıyor ve o yüzden Düzce Kanyonu’da deniliyor. Instagram’da bu fotoğraflar için çok fazla mesaj aldım o yüzden detaylı anlatmaya çalıştım. Biz Taş Teras’a nasıl ulaştık? İşte bu kısım önemli çünkü biz haritadan bakarak ve deneme yanılma ile bulduk. Navigasyonumuz bize bu konuda yardımcı olamadı. Size şöyle yardımı olmak isteriz: Aracınıza güveniyorsanız Taş Teras’a doğru yola çıkın derim, çünkü yollar oldukça kötü ve son bir kilometre tarlaların içinden ormandan devam etmek zorunda kalıyorsunuz. Başta Düzce köyüne gireceğiz ardından Sırçalı köyüne devam edeceğiz.
Kozcığız köyü navigasyon da görünmüyor sadece tabela var. Giderken sağ tarafta göreceksiniz. Kozcığız köyüne sorunsuz gidebilirsiniz. Kozcığız köyünün sonunda bir çiftlik var, oradan devam edip, kanyonu göreceksiniz. O noktadan sonra, buradan devam edemeyiz, karşıya geçemeyiz düşünceleri olacaktır. Sakın dönmeyin! Ormana doğru ilerlediğinizde, U-dönüşü yapıp, terasa ulaşırsınız. Arabayı uygun bir  yere bırakın ve o muhteşem manzaranın tadını çıkarın. Eğer yükseklik korkunuz ve genel olarak korkunuz yoksa, böyle harika fotoğraflar ortaya çıkabilir.

Korku ve huzuru aynı anda hissetmek bu olsa gerek!